Bu yazı genel bilgilendirme içindir. Belirtileriniz için diş hekimine danışın.
Tüm blog yazılarıAğız, vücuttan ayrı bir bölge gibi düşünülür: Dişler için diş hekimine, geri kalan her şey için başka doktorlara gidilir. Oysa ağız, kan dolaşımı, bağışıklık sistemi ve sindirim yoluyla vücudun geri kalanına bağlıdır. Bu yüzden “Ağzımdaki bir sorun başka bir yerimi etkiler mi?” sorusu son yıllarda hem hastalar hem de araştırmacılar tarafından sıkça soruluyor.
Bu konuda internette abartılı bilgiler de dolaşıyor. Bu yazıda, iyi bilinen ilişkileri ve hâlâ araştırılmakta olan konuları birbirinden ayırarak anlatmaya çalışıyoruz.
Önce bir ayırım: “İlişki” ile “neden olma” aynı şey değil
Birçok çalışma, diş eti hastalığı olan kişilerde bazı genel hastalıkların daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Ancak iki durumun birlikte sık görülmesi, birinin diğerine neden olduğu anlamına gelmez. Sigara, beslenme, yaş ve genetik gibi ortak etkenler her iki tabloyu da etkileyebilir. Bu nedenle aşağıdaki başlıkları okurken “diş eti hastalığı kalp hastalığı yapar” gibi kesin cümlelerden kaçınmak gerekir.
Şeker hastalığı: İki yönlü ve iyi bilinen bir ilişki
Ağız sağlığı ile genel sağlık arasındaki en güçlü kanıtlar şeker hastalığıyla ilgilidir. Kan şekeri kontrolsüz olan kişilerde diş eti hastalığı daha sık ve daha ağır seyredebilir. Diğer yönden, tedavi edilmemiş diş eti iltihabı da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir. Diş eti tedavisinin kan şekeri değerleri üzerinde olumlu etkisi olabileceğini gösteren çalışmalar vardır. Bu konuyu daha önce ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele almıştık.
Kalp ve damar sağlığı
Diş eti hastalığı olan kişilerde kalp-damar hastalıklarının daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bunun bir açıklaması olarak, diş etindeki uzun süreli iltihabın vücuttaki genel iltihap düzeyine katkıda bulunabileceği üzerinde duruluyor. Ancak bugün için diş eti hastalığının kalp hastalığına doğrudan neden olduğu ya da diş eti tedavisinin kalp krizini önlediği kanıtlanmış değildir. Yine de iki tablo ortak risk etkenlerini paylaştığı için, ağız sağlığına dikkat etmek genel sağlıklı yaşam alışkanlıklarının doğal bir parçasıdır.
Ayrı bir konu olarak, kalp kapakçığı protezi olanlar ya da daha önce kalp iç zarı iltihabı (endokardit) geçirmiş olanlar gibi bazı kalp hastalarında, belirli diş tedavilerinden önce kardiyolog ile birlikte koruyucu antibiyotik kullanımı değerlendirilebilir. Bu nedenle kalp rahatsızlığınızı diş hekiminize mutlaka bildirmelisiniz.
Akciğerler: Özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç bireylerde
Ağızdaki bakteriler, yutma güçlüğü olan ya da uzun süre yatan kişilerde tükürükle birlikte solunum yoluna kaçabilir ve akciğer enfeksiyonlarına katkıda bulunabilir. Bakım evlerinde ve hastanelerde yapılan çalışmalar, düzenli ağız bakımının bu riski azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle bakıma muhtaç bir yakınınız varsa, onun dişlerinin ya da protezlerinin temizliği de bakımın önemli bir parçasıdır.
Hamilelik
Hamilelikte hormonal değişiklikler nedeniyle diş etleri iltihaba daha yatkın hâle gelebilir; fırçalarken kanama bu dönemde sık görülür. Diş eti hastalığı ile erken doğum ya da düşük doğum ağırlığı arasında bir ilişki olup olmadığı uzun süredir araştırılmaktadır; ancak sonuçlar kesin değildir. Kesin olan, hamilelikte ağız bakımının aksatılmaması ve gerekli diş tedavilerinin hekim gözetiminde planlanabileceğidir.
Ters yönde: Ağız, genel sağlığın aynası olabilir
İlişki yalnızca ağızdan vücuda doğru değildir. Bazı genel hastalıklar ve ilaçlar ilk belirtilerini ağızda gösterebilir:
- Ağız kuruluğu: Birçok ilaç tükürük miktarını azaltır. Tükürük azaldığında çürük ve mantar enfeksiyonu riski artar.
- Diş eti büyümesi: Bazı tansiyon, epilepsi ve organ nakli sonrası kullanılan ilaçlar diş etinde büyümeye yol açabilir.
- Açıklanamayan diş eti kanaması ya da tekrarlayan enfeksiyonlar: Nadiren de olsa kan hastalıklarının ya da kontrolsüz şeker hastalığının bir işareti olabilir.
- Dişlerde aşınma: Mine yüzeylerinde asit kaynaklı aşınma, reflu gibi mide kaynaklı sorunları düşündürebilir.
- İyileşmeyen yaralar: İki haftadan uzun süren ağız içi yaralar mutlaka hekime gösterilmelidir.
Bu belirtiler tek başına tanı koydurmaz; ancak diş hekimi gerektiğinde sizi ilgili uzmana yönlendirebilir.
Diş hekiminize neleri söylemelisiniz?
Genel sağlığınız diş tedavisinin planlanmasını doğrudan etkiler. Muayenede şu bilgileri paylaşmanız önemlidir: Kronik hastalıklarınız (şeker, kalp, tansiyon, böbrek gibi), düzenli kullandığınız tüm ilaçlar (özellikle kan sulandırıcılar ve kemik erimesi ilaçları), alerjileriniz, hamilelik durumu ve geçirdiğiniz ameliyatlar ya da ışın tedavileri.
Sık sorulan sorular
Diş eti hastalığımı tedavi ettirirsem kalp hastalığı riskim azalır mı?
Bu konuda kesin bir kanıt yoktur. Ancak diş eti tedavisi ağız sağlığınız için zaten gereklidir ve genel sağlığınıza olumsuz bir etkisi beklenmez.
Kullandığım ilaç ağzımı kurutuyor, ne yapabilirim?
İlacı kendi kendinize bırakmayın. Gün içinde su içmek, şekersiz sakız çiğnemek ve florlu macun kullanmak yardımcı olabilir. Durumu hem ilacı yazan hekiminize hem de diş hekiminize söyleyin.
Diş hekimi neden kullandığım ilaçları soruyor?
Bazı ilaçlar kanamayı, iyileşmeyi ya da uyuşturma ve diğer ilaçlarla etkileşimi etkileyebilir. Bu bilgiler tedavinin güvenli planlanması için gereklidir.
Son söz
Ağız sağlığı ile genel sağlık arasındaki bağ gerçektir, ancak her ilişkinin bir neden-sonuç ilişkisi olduğu söylenemez. En sağlam adım; düzenli ağız bakımı, sağlık durumunuzu hekiminizle açıkça paylaşmak ve kontrolleri aksatmamaktır. Ağzınızda dikkatinizi çeken bir değişiklik varsa bir diş hekimine muayene olmanızı öneririz.
Yazar: Dt. Emre Durlanık
Bu içerik tanı veya tedavi önerisi değildir. Kişisel kararlar için muayene gereklidir. Şiddetli şişlik, nefes/yutma güçlüğü veya kontrol edilemeyen kanamada acil sağlık hizmeti alın.